Kaynak seçerken doğruluğu nasıl kontrol edersiniz
Her kaynak kendinden emin bir dille konuşur. Hangisine güveneceğinizi ayırt etmek artık gündelik bir okuryazarlık meselesi.
Selin Karaca 3 dk okuma
Bir ödev, sunum ya da araştırma yazısı hazırlarken en çok zaman alan iş, çoğu zaman yazmak değil neye dayanarak yazacağına karar vermektir. Karşınızda sınırsız sayıda kaynak vardır ve hepsi kendinden emin bir dille konuşur. Hangisine güveneceğinizi ayırt etmek, artık yalnızca akademik bir beceri değil, gündelik bir okuryazarlık meselesidir.
Kaynağın kim olduğunu sormak
İlk soru içerikten önce gelir: bunu kim yazmış? Yazarın adı görünüyor mu, o kişinin bu konuda bir yetkinliği var mı, hangi kurumla ilişkili? Ad ve kurum bilgisi hiç verilmemişse bu tek başına metni geçersiz kılmaz, ama güven derecesini düşürür. Aynı şekilde metnin yayımlandığı yerin ne tür bir yayın olduğu da belirleyicidir; bir kurumun tanıtım sayfası, bir ders notu ve hakemli bir çalışma aynı ağırlıkta değildir.
İkinci soru amaçla ilgilidir. Metin bilgilendirmek için mi, ikna etmek için mi, yoksa bir ürün ya da hizmet satmak için mi yazılmış? Satış amacı taşıyan bir metin doğru bilgiler de içerebilir, fakat aleyhine olan verileri anmama eğilimindedir. Amacı görmek, eksik bırakılanı fark etmeyi kolaylaştırır.
İddia ile dayanağı ayırmak
Güvenilir metinlerin en belirgin özelliği, iddialarının nereden geldiğini göstermesidir. Bir sayı veriliyorsa kaynağı belirtilir; bir sonuç aktarılıyorsa hangi çalışmadan geldiği söylenir. "Uzmanlara göre", "araştırmalar gösteriyor ki" gibi kalıplar tek başına bir dayanak değildir. Bu ifadelerin ardından somut bir atıf gelmiyorsa, ortada doğrulanabilir bir bilgi değil bir izlenim vardır.
Tarih de sık atlanan bir ölçüttür. Bazı konularda beş yıl önceki bilgi hâlâ geçerlidir; bazılarında ise bir yıl bile eskitir. Metnin ne zaman yazıldığını ve güncellenip güncellenmediğini görmek, konunun hızına göre değerlendirilmelidir.
İkinci elden aktarımın tuzağı
Bilgi elden ele geçerken incelir. Bir çalışmanın "belirli koşullarda, sınırlı bir grupta gözlemlenen" sonucu, ikinci aktarımda "araştırma kanıtladı" hâline gelir; üçüncüsünde herkes için geçerli bir kural gibi sunulur. Bu yüzden mümkün olduğunca zincirin başına gitmek gerekir. Bir haberde geçen bilgiye dayanacaksanız, o haberin atıf yaptığı asıl kaynağı bulmaya çalışmak çoğu zaman birkaç dakikalık iştir ve çıkan sonuç bazen tamamen farklıdır.
Çapraz doğrulama alışkanlığı
Tek kaynağa dayanmak, en iyi ihtimalle eksik bir tablo verir. Aynı bilgiyi birbirinden bağımsız iki üç yerde görmek, doğruluk ihtimalini belirgin biçimde artırır. Burada kilit kelime "bağımsız"dır; hepsi aynı ilk kaynaktan beslenen üç metin, tek kaynak sayılır. Kaynaklar arasında çelişki varsa bu bir sorun değil, tam tersine değerli bir bulgudur ve yazınızda belirtmeye değer.
Doğruluk kontrolü kadar önemli olan bir şey de kaynağı kaybetmemektir. Okuma sırasında kaynağın künyesini, sayfa numarasını ve aldığınız notu birlikte kaydetmek, hem sonradan atıf yapmayı kolaylaştırır hem de kendi cümlenizle alıntıyı karıştırmanızı önler. Notu alırken alıntıysa tırnak içinde, kendi yorumunuzsa ayrı bir işaretle yazmak, ilerideki birçok karışıklığı baştan çözer.
Kendi eğiliminizi hesaba katmak
Doğruluk kontrolünde en zor kısım kaynağı değil, kendinizi denetlemektir. İnsan, zaten inandığı şeyi söyleyen metni daha güvenilir bulur ve onu daha az sorgular. Aksini söyleyen metinde ise hemen bir kusur arar. Bu eğilim herkeste vardır ve farkında olmadan kaynak seçimini yönlendirir. Basit bir önlem, tezinizin tersini savunan en güçlü metni de bulup okumaktır. Bu metin sizi fikrinizden döndürmese bile yazınızı sağlamlaştırır, çünkü itirazı önceden görmüş olursunuz.
Bir diğer önlem, bir konuya kaç kaynağa baktıktan sonra karar verdiğinizi not etmektir. İlk bulduğunuz üç bağlantıyla yetiniyorsanız, arama sonuçlarının sıralamasına güvenmişsiniz demektir; bu sıralama ise doğrulukla değil başka ölçütlerle kurulur.
İyi kaynak seçmek, en çok bilgi toplayanın değil, topladığı bilgiyi tartabilenin işidir. Birkaç dakikalık bir sorgulama alışkanlığı, günler sürecek yanlış bir yönelimi baştan önler ve yazdığınız metne, hiçbir üslup çabasının veremeyeceği bir sağlamlık kazandırır.